Ağlamayana meme yok dönemine girdik. Problemin asıl kaynağı cadet pilot grubudur. Şirketler istihdam yaratan uygulamalarda devletten destek/hibe alıyormuş. Bu işe yüklenmelerinin arka planı sanırım bu. Hem pilotları ucuza mal ediyor hem de uzun yıllar için imza garantisi alıyor. Fakat burada ince bir nüans var; bu uygulamada devletin zarara uğratıldığını düşünüyorum. Çünkü burası istihdam yaratılan bir kapı olabilir ancak, dışarıda bekleyen pilot olmaması halinde bu tez geçerlidir. Durum böyleyken dışarıda eğitim masrafları kendi cebinden karşılamış adaylar beklerken, bizlerin vergileri ile istihdam yaratılıyor şeklinde başka kurumlar fonlanıyor. Yani hem işe giremiyoruz, hem de vergilerimizle kendimize rakip yaratıyoruz gibi bir senaryo çıkıyor ortaya. Bu çok tirajikomik bir senaryo. Ben dışarıda beklerken, benim vergimle başkaları okuyor ve iş garantili pilot oluyor. Bu kabul edilemez bir durumdur. Bu durumun çözülmesi ve acilen bir kota getirilmesi elzemdir!
Böyle bir durum varsa peşinden gitmek gerekir. Bu işinden peşinden gidecek mercilerin bilgilendirilmesi lazım. Bu süreçte SHGM Üniversiteler uçuş okulları ne yapıyor merak ediyorum. Umarım hakkımızı arayan birileri vardır.
Ben durumu bildiren bi mail atmıştım, yazdığım maili ve cevap olarak geleni buraya göndereyim. Tek başıma ses getirememiş olabilirim,
Yazdığım mail ;
Sivil havacılık alanında kariyer hedefleyen ve kendi imkânlarımla CPL pilot lisansı almış bir aday olarak, istihdam süreçlerine ilişkin son dönemde oluşan kısıtlamalar şahsım açısından ciddi bir mağduriyet ve planlama sorunu doğurmuştur.
Pilotaj eğitimimi, önemli bir maddi yük ve borç altına girerek tamamladım. Ancak lisansımı almama rağmen başta Türk Hava Yolları olmak üzere havayolu işletmeleri tarafından dış kaynaklı tecrübesiz, tip yetkisiz pilot alımlarının son derece sınırlı (şuanda kapalı) olması nedeniyle mesleğe geçiş konusunda ciddi güçlük yaşamaktayım.
Türkiye’de pilotaj eğitimi; üniversitelerin pilotaj bölümleri ile SHGM onaylı uçuş eğitim organizasyonları (ATO) aracılığıyla resmî olarak yürütülmektedir. Bu programlardan mezun olan ve gerekli lisansları almaya hak kazanan adaylar, mevzuat açısından ticari hava aracı pilotu yeterliliğini sağlamış kabul edilmektedir.
Buna karşın, havayolu işletmelerinin özellikle kendi bünyelerinde yürüttükleri cadet/akademi programlarına öncelik vermesi sonucunda, benim gibi kendi imkânlarıyla lisans almış hazır pilot adaylarının sektöre giriş kanallarının daraldığı yönünde güçlü bir kanaat oluşmuştur.
Söz konusu durum;
Ülkenin yetişmiş insan kaynağının etkin kullanımı,
Pilotaj eğitimi veren kurumların sürdürülebilirliği,
Gençlerin yüksek maliyetli eğitim kararlarını sağlıklı verebilmesi,
Sivil havacılık sektöründe öngörülebilir insan kaynağı planlaması açılarından kamu yararı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konu hâline gelmiştir.
Bu kapsamda;
• Kendi imkânlarıyla pilot lisansı almış adayların sektöre erişiminde yaşanan kısıtlamanın kamu yararı açısından değerlendirilmesini,
• Pilotaj eğitimi ile havayolu istihdam politikaları arasındaki dengesizliğin giderilmesine yönelik gerekli politika ve koordinasyon çalışmalarının başlatılmasını,
• Sektörde fırsat eşitliği, şeffaflık ve öngörülebilirliği artıracak somut adımların atılmasını
saygılarımla arz ederim.
Gelen cevap ;
Sayın İlgili,
Şirketlere ait istihdam programları şirket bünyesinde ilgili büyüme hedefleri ile doğru orantılı şekilde kamu kurumlarından bağımsız yapılmaktadır.
Söz konusu durumuna herhangi bir müdahalemiz söz konusu değildir.
Bilgilerinize sunar, iyi günler dileriz.