Merhaba,
“Sezonluk olduğu baştan belliydi, imza atılmadı mı?”
Evet imza atıldı. Ama sezonluk sözleşme imzalamak, sezon boyunca insan kaynakları, istasyon yönetimi, şefler tarafından defalarca “kesin kadro” denmesini yok saymaz. Sözleşme başka, sahada kurulan beklenti başka.
“Size kadro sözü veren kimdi, neden sözleşmeye almadınız?”
İnsan Kaynakları, istasyon yöneticileri ve orta düzey yönetim. Sezonluk çalışanların sözleşmeye madde ekletecek pazarlık gücü yok. Bunu bilmeyen ya sahaya hiç inmemiştir ya da bilerek saf rolü yapıyordur.
“Onca emek diyorsunuz, maaşınızı almadınız mı?”
Aldık. Ama bu soruyu sorman bile konuyu ne kadar sığ okuduğunu gösteriyor. Mesele maaş değil; verilen sözlere güvenip borçlanan, hayatını buna göre kuran insanların hiçbir açıklama yapılmadan kapının önüne konması.
“Sezonluk yoğunluğa göre alım çıkış firmaların hakkı değil mi?”
Hakkı. Ama sezon boyunca umut verip, evrak imzalatıp, kartları iade ettirip, üniformaları bıraktırıp, “seneye kesin” deyip sonra sessizce kapıyı göstermek hak değil, düpedüz sorumluluktan kaçmaktır.
Şimdi ben size merak ettiğim şahsi ama kibar bir soru sormak isterim:
Siz acaba yukarıda bahsedilen havalimanında, sezonluklar tarafından sürekli sırtlanan; iş yükü alınmadığı için sistemin bu tarafını hiç yaşamamış, sahada yetersiz kaldığı için bu düzeni “normal” gören biri misiniz?