‘HEDEF 850 UÇAKLIK FİLO’
Pandemi dönemi sonrası çok yol kat ettiklerini hatırlatan Şeker, “Biliyorsunuz, pandemiden önce yaklaşık 350 uçaklık bir filoya sahip bir havayoluyduk. Beş yıl içinde ise yaklaşık 550 uçağa ulaştık. Yani bu çok büyük bir değişim. Boeing ve Airbus'tan önümüzdeki on yılda teslim edilecek yaklaşık 420 uçaklık büyük sipariş defterimizi de göz önünde bulundurursak, tamamen farklı bir ölçeğe geçeceğiz. Neyse ki, Türk Hava Yolları'nın 2033 stratejisini hazırlayan ekibin kilit üyelerinden biriydim. Yani, buna çok büyük bir katkım oldu. İleride büyük bir değişiklik olmayacak. 2033 yılına kadar yaklaşık 850 uçaklık bir filoya sahip bir havayolu olmak istiyoruz ve diğer havayollarından daha fazla ülkeye uçan bir havayolu olmaya devam etmek istiyoruz. Ayrıca küresel kargo taşımacılığı ve küresel yolcu ağı açısından ilk üç sırada olmak istiyoruz. Bu nedenle bu hedeflere bağlı kalacağız.
Selamlar herkese, umarım iyisinizdir. Zor ve karışık bir dönemden geçiyoruz hepimiz, işi olmayan, işi olup kafasında cadet veya tipsiz olan bireyler olarak hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz. 19 Haziran tarihi baz alınarak Hürmüz Krizinde bir anlaşma sağlanacağı ve tarafların anlaştığı ve krizin çözülüceği artık öngörülebiliyor. 6-7 sene içerisinde 300 uçak bir aksilik olmadan THY bünyesine alınırsa bu yaklaşık bu süre zarfında pilot ve kabin ekibine ihtiyaç duyulacağı anlamına gelir. Emeklilik, işten farklı sebeplerle ayrılma da düşünülürse bu sayılarda muhakkak değişiklikler söz konusu olacaktır. Yani demem o ki bu olumlu gelişmelerle beraber dişimizi sıkmamız gereken biraz zaman kaldığını düşünüyorum. Sadece Cadetin yeterli olmayacağını (eğer inanılmaz derecede ekstra bir yatırım daha yapılarak cadet sistemi büyütülmezse, ki yakıt krizinin ardından böyle bir yatırım beklemiyorum ve maliyet yüksek) düşünüyorum. Tipsiz pilotlarımızın ve Cadetlerimize 2026 Q3 sonu ve Q4 içinde bir hamle geleceğini düşünüyorum. Sadece THY değil diğer 2 büyük firmanında büyüme planlaması kapsamında önümüzdeki zamanlarda bu kaçınılmaz olacaktır.
Kendimizi geliştirmeye, inancımızı ve dirayetimizi yüksek tutmaya çalışalım hep beraber. Hürmüz krizi elbette çok etkiledi, yönetimin değişmesinin de muhakkak çorbada tuzu vardır. THY'nin büyümesine Hürmüz krizi devam etse dahi devam edeceğini görüyoruz, uçuşlar belli bölgelere azalsa dahi THY yönetimi farklı destinasyonlarda denemeler ve doluluk oranını bu süreçte arttırdı,elbette bazı noktalarda fiyatları da arttırarak marjı korumaya çalıştı. Krizin ardından yeni destinasyonlarda yer edinmesiyle de beraber bir alım ve planlama dönemi olacağını düşünüyorum. Yeni bir başlık olmadığı için bunu yazıyorum. Sağlıkla kalın, havada görüşmek üzere.



Pandemi dönemi sonrası çok yol kat ettiklerini hatırlatan Şeker, “Biliyorsunuz, pandemiden önce yaklaşık 350 uçaklık bir filoya sahip bir havayoluyduk. Beş yıl içinde ise yaklaşık 550 uçağa ulaştık. Yani bu çok büyük bir değişim. Boeing ve Airbus'tan önümüzdeki on yılda teslim edilecek yaklaşık 420 uçaklık büyük sipariş defterimizi de göz önünde bulundurursak, tamamen farklı bir ölçeğe geçeceğiz. Neyse ki, Türk Hava Yolları'nın 2033 stratejisini hazırlayan ekibin kilit üyelerinden biriydim. Yani, buna çok büyük bir katkım oldu. İleride büyük bir değişiklik olmayacak. 2033 yılına kadar yaklaşık 850 uçaklık bir filoya sahip bir havayolu olmak istiyoruz ve diğer havayollarından daha fazla ülkeye uçan bir havayolu olmaya devam etmek istiyoruz. Ayrıca küresel kargo taşımacılığı ve küresel yolcu ağı açısından ilk üç sırada olmak istiyoruz. Bu nedenle bu hedeflere bağlı kalacağız.
Selamlar herkese, umarım iyisinizdir. Zor ve karışık bir dönemden geçiyoruz hepimiz, işi olmayan, işi olup kafasında cadet veya tipsiz olan bireyler olarak hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz. 19 Haziran tarihi baz alınarak Hürmüz Krizinde bir anlaşma sağlanacağı ve tarafların anlaştığı ve krizin çözülüceği artık öngörülebiliyor. 6-7 sene içerisinde 300 uçak bir aksilik olmadan THY bünyesine alınırsa bu yaklaşık bu süre zarfında pilot ve kabin ekibine ihtiyaç duyulacağı anlamına gelir. Emeklilik, işten farklı sebeplerle ayrılma da düşünülürse bu sayılarda muhakkak değişiklikler söz konusu olacaktır. Yani demem o ki bu olumlu gelişmelerle beraber dişimizi sıkmamız gereken biraz zaman kaldığını düşünüyorum. Sadece Cadetin yeterli olmayacağını (eğer inanılmaz derecede ekstra bir yatırım daha yapılarak cadet sistemi büyütülmezse, ki yakıt krizinin ardından böyle bir yatırım beklemiyorum ve maliyet yüksek) düşünüyorum. Tipsiz pilotlarımızın ve Cadetlerimize 2026 Q3 sonu ve Q4 içinde bir hamle geleceğini düşünüyorum. Sadece THY değil diğer 2 büyük firmanında büyüme planlaması kapsamında önümüzdeki zamanlarda bu kaçınılmaz olacaktır.
Kendimizi geliştirmeye, inancımızı ve dirayetimizi yüksek tutmaya çalışalım hep beraber. Hürmüz krizi elbette çok etkiledi, yönetimin değişmesinin de muhakkak çorbada tuzu vardır. THY'nin büyümesine Hürmüz krizi devam etse dahi devam edeceğini görüyoruz, uçuşlar belli bölgelere azalsa dahi THY yönetimi farklı destinasyonlarda denemeler ve doluluk oranını bu süreçte arttırdı,elbette bazı noktalarda fiyatları da arttırarak marjı korumaya çalıştı. Krizin ardından yeni destinasyonlarda yer edinmesiyle de beraber bir alım ve planlama dönemi olacağını düşünüyorum. Yeni bir başlık olmadığı için bunu yazıyorum. Sağlıkla kalın, havada görüşmek üzere.
