Pozisyon veya İlan Adı
Cadet
Sadece şu konudan bile sinir olup derin düşüncelere girdim. Sanırsam en sağlıklısı aileden zengin olup eğitim sonunda işi garanti olan ve varsa açık uçlu kontratı olan bir havayolunun self-sponsored eğitimine girip maks 1 yılda ödenilen parayı geri kazanıp kalanında kendimize çalışmak. Bir vampir düşünün, anlaşma imzalıyorsunuz ve her ay ufak ufak kanınızı emiyor ama emdikçe kilo alıyor ve daha fazla emme ihtiyacı doğuyor. Emdikçe seneler uzuyor ve halihazırda stresli bir işe günümüz şartlarında biraz daha stres ekliyorsunuz. Aklıma annesi babası abisi pilot olan genç FO geldi...
Aileden zengin olduğu için uçuş okulunda ATPL Frozen eğitimi alıp 3 yıldır hiç bir şirkete giremeyen ciddi bir kitle de var bu arada. Türkiye'de havacılığın çoğu gerçeği konuşulmuyor. Burada uçuş okulları ve eğitm gerçeklerine girsem yer yerinden oynar 😁 instagramda ve YouTube'da havalı video atan cadet'lerin canı sıkılır 😊
Zaten ilk sorulan soru uçuş okullarında da, ailende pilot var mı. Eğer varsa tavır farklı yoksa tavır farklı. Bir çok detay var da işte kimsenin motivasyonunu düşürmek istemiyorum..
 
  • Like
Tepkiler: zeyzeyyy ve gunes
Hocam bir sorum olacak sadece merak ettiğimden, borç bitmeden mesela 5. Yılda uçmayı engelleyecek bir hastalık çıktı ve yere geçildi bu durumda ne oluyor?
Tedavi olmanız için yere alınıyorsunuz. Tedavinizi olup uçuşa geri dönebiliyorsunuz. Bütün o THY'nin sağlık koşullarındaki kasıntı hali işe girene kadar arkadaşlar🙂 işe girdikten sonra class 1 şartlarındaki sağlık koşulları üzerinden dönüyor her şey.
 
Aileden zengin olduğu için uçuş okulunda ATPL Frozen eğitimi alıp 3 yıldır hiç bir şirkete giremeyen ciddi bir kitle de var bu arada. Türkiye'de havacılığın çoğu gerçeği konuşulmuyor. Burada uçuş okulları ve eğitm gerçeklerine girsem yer yerinden oynar 😁 instagramda ve YouTube'da havalı video atan cadet'lerin canı sıkılır 😊
Zaten ilk sorulan soru uçuş okullarında da, ailende pilot var mı. Eğer varsa tavır farklı yoksa tavır farklı. Bir çok detay var da işte kimsenin motivasyonunu düşürmek istemiyorum..
Nasıl yani hocam :/ Ben uzun zamandır kenarda birikim yapıyorum ATPL alıp pilotluk kariyerimi başlatmak için. Sizce ülkemizdeki uçuş okulları bu konuda yetersiz mi? Ailemde pilot yok ve bu mesajınızı okuyunca açıkçası biraz üzüldüm. O sebeple soruyorum.
 
Sözleşmenin ayrıntılarına daha fazla burada girmeyeyim ben fakat şunu belirtmek yeterli olacaktır hemen anlayacaksınız: Eğer geri ödeme şartları adil ve sürdürülebilir olsaydı, 6 yıllık kadetler Zanzibar yatısında kur birden yine fırladığında gözyaşlarını tutmak zorunda kalmaz, yemekte artmış borçlar konuşulmazdı tüm ekiple diyeyim.
Hocam bu avantajdan çok dezavantaj gibi bu yüzden 5 veya 6 sene sonra dışarıya transfer çıkıyor
 
  • Like
Tepkiler: Üye silindi 10670
Aileden zengin olduğu için uçuş okulunda ATPL Frozen eğitimi alıp 3 yıldır hiç bir şirkete giremeyen ciddi bir kitle de var bu arada. Türkiye'de havacılığın çoğu gerçeği konuşulmuyor. Burada uçuş okulları ve eğitm gerçeklerine girsem yer yerinden oynar 😁 instagramda ve YouTube'da havalı video atan cadet'lerin canı sıkılır 😊
Zaten ilk sorulan soru uçuş okullarında da, ailende pilot var mı. Eğer varsa tavır farklı yoksa tavır farklı. Bir çok detay var da işte kimsenin motivasyonunu düşürmek istemiyorum..
O yüzden havayollarının self-sponsored eğitimlerini örnek verdim. Eğitim sonunda sen bu parayı veriyorsun ama bak burada işin %100 hazır. Örnek vermem gerekirse geçen günlerde flydubai'nin ilk ab-initio training sunumuna katıldım 700 bin dirhem istiyorlardı. Eğitimin sonunda açık uçlu kontrat imzalatıyorlar direkt işe başlıyorsun. Maaşlar da paylaşılmıştı. Belirtilen maaşlar ile tahmini 1.5 senede ödediğin miktarı geri kazanıyorsun döviz olarak. Sonrasında tamamıyla serbestsin istersen kontratı devam ettir istersen farklı havayollarına geç istersen kargocu ol. En temiz ve sorunsuz yol bu yol gibi gözüküyor.
 
  • Like
Tepkiler: Üye silindi 10670
Türk Hava Yolları’nın (THY) yetiştirilmek üzere pilot adaylarını kabul ettiği cadet programı, havacılık kariyerine başlamak isteyen birçok kişi için önemli bir fırsat olarak görülüyor. Ancak bu sürece dair bazı kritik noktalar, adaylar tarafından yeterince bilinmiyor ya da yanlış anlaşılıyor. İşte programın mali yapısı ve kariyer planlaması açısından önemli gördüğüm bazı detaylar:

1. Kesinti ve Borç Yapılandırması

THY kadetlerine yapılan maaş ödemelerinde, eğitim sürecine dair oluşan borçların geri ödemesi, genellikle net maaşın dörtte birini aşmayacak şekilde planlanır. Ancak bu sabit bir model değildir. Adaylar dilerlerse borçlarını, tıpkı bankalarda olduğu gibi, yapılandırma hakkına sahiptir. Örneğin Mart ve Kasım gibi dönemlerde daha yüksek meblağlar ödeyerek borç yükünü hafifletme yoluna gidebilirler. Bu, kişinin tercihine ve ödeme planına göre değişebilir.

2. Kur Riski ve Sabitlenmeyen Euro

Buradaki en az bilinen fakat en önemli detaylardan biri ise: Borç Euro cinsinden tutulmakta, ancak maaş ödemesi Türk Lirası üzerinden yapılmaktadır. Ne yazık ki Euro kuru sabitlenmediği için, maaşınızdan her ay belirli bir oran kesilse bile borç miktarınız TL bazında erimiyor gibi görünmektedir. Bu durum, özellikle kurun yükseldiği dönemlerde ödeme sürecini daha zorlayıcı hale getirebilir. Örnek olarak, 2018 yılında programa dahil olup, 5 yıldır aktif olarak uçan bir pilotun borcunun hâlâ yarıdan fazla duruyor olması, bu sistemin işleyişine dair önemli bir göstergedir.
3. İstifa ve Gelecekteki Kariyer Planları
THY, kadet programına dahil olup sonradan istifa eden adayları ne yazık ki yeniden değerlendirme süreçlerinde olumsuz şekilde konumlandırmaktadır. Kurum, istifa eden adaylara karşı tutumunu fesih gerçekleştirmiş gibi ele alabiliyor. Bu durum, ileride şirkete dönmeyi planlayanlar için ciddi bir engel teşkil edebilir. Ancak aday, borcunu ödediği takdirde başka bir havayolu şirketine geçiş yapma hakkına sahiptir. Yine de karar verirken uzun vadeli kariyer hedefleri göz önünde bulundurulmalı.

4. Maaş Gerçekleri: Uçuk Kaçık Beklentilere Dikkat
Sektörde THY’ye dair yaygın ama yanıltıcı bir algı da, pilot maaşlarının çok yüksek olduğu yönündedir. Gerçekte ise THY, özellikle kıdemsiz pilotlar açısından, sektör ortalamasına göre daha düşük ücret ödeyen şirketlerden biridir. Bu bağlamda THY, bazı çalışanlar tarafından "kabin şirketi" olarak anılmakta, yani kabin ekibine sunduğu maddi koşullar pilotlara kıyasla daha avantajlı görülmektedir. Bu nedenle özellikle maddi beklentisi yüksek olan adayların, hayal kırıklığı yaşamamak adına bu gerçekleri göz önünde bulundurmaları önemlidir.

Sonuç olarak, THY Cadet Programı birçok kişi için havacılık kariyerine kapı açan prestijli bir program olmakla birlikte, finansal boyutları ve kurumsal uygulamaları dikkatli analiz edilmelidir. Gerçekleri bilerek yola çıkmak, daha sağlıklı kararlar almanızı sağlar.
Bu cadet maaş olayında 3 büyüklerde sıralama nasıl peki biliyor musunuz hocam?
 
Nasıl yani hocam :/ Ben uzun zamandır kenarda birikim yapıyorum ATPL alıp pilotluk kariyerimi başlatmak için. Sizce ülkemizdeki uçuş okulları bu konuda yetersiz mi? Ailemde pilot yok ve bu mesajınızı okuyunca açıkçası biraz üzüldüm. O sebeple soruyorum.
Eğitim süreciyle ilgili bazı gerçekleri paylaşmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki bu yolculuk kolay değil. Eğitim gerçekten çok yoğun ve stresli geçiyor. Cem Yılmaz’ın bir esprisi vardır ya: “Askerde dayak falan yok, ben hiç görmedim. Çok hızlı cereyan etti o yüzden.” Aynı o misal; Özellikle yaşı ilerlemiş, eski nesil askeri kökenli eğitmenlerle uçmak ciddi bir sabır ve psikolojik direnç gerektiriyor. Sadece bir okulun değil, birçok kurumun ortak noktası bu. Eğitimi nereden alırsanız alın, eğitmen profili genellikle değişmiyor. Bu süreçte size destek olacak birkaç idealist hocaya denk gelmek ise tamamen şans meselesi.

Maddi koşullar da ne yazık ki belirleyici bir faktör. Türkiye'deki havacılık sektörü, zaman zaman Nasreddin Hoca’nın "ye kürküm ye" hikâyesini hatırlatıyor. Kılık kıyafetten sosyal çevreye kadar birçok şey, sizi nasıl algıladıklarını etkileyebiliyor. Arkanız sağlam mı mevzusu.

Unutmayın ki sadece ATPL ücretini yatırmakla süreç bitmiyor. Uçuşlardan herhangi birinde başarısız olursanız, "eğitim tekrarı" adı altında her ekstra uçuş için minimum 400 Euro civarında ödeme yapmanız gerekebilir. Eğitmenlerin mükemmeliyetçi ve sert yaklaşımı göz önüne alındığında, zaman zaman kalınan uçuşlar, tekrar edilen sınavlar veya ek eğitim ihtiyaçları neredeyse kaçınılmaz.

ATPL teorik eğitiminde sınav sistemi oldukça farklı. 14 dersin her biri için farklı sayıda sınav hakkınız bulunuyor ve her deneme için SHGM’ye ayrıca ücret ödüyorsunuz. Bununla da sınırlı değil; her yıl sağlık lisansı ücreti, uçuş lisans yenileme masrafları, checkride ücretleri gibi birçok ek harcama sizi bekliyor. Örneğin CPL check sürecinde sınav harcının yanı sıra sizi değerlendiren eğitmene ayrıca ücret ödemeniz gerekiyor.

Bazı okullarda, örneğin Hezarfen’de eğitim alırsanız, günlük ulaşım, benzin, yemek ve bazen iptal olan uçuşlar nedeniyle tüm günü orada geçirmeniz gerekebilir. Yemekhanesi öğrencilerine ücretsiz değil ve pahalı da. Ayrıca ATPL eğitimi boyunca çalışmanıza sıcak bakılmıyor, bu da gelir elde etmeyi kısıtlayan bir diğer etken. İstanbul'da hazerfende uçmazsanız çorlu havalimanında uçacaksınız demek, ulaşım masrafını siz düşünün.
Sabah 5-6 arası 1 adet servis kalkar, öğlendeki uçuşunuz için saatlerce havalimanının soğuğunda dikilirsiniz. Görevlilerden önce hazerfen havalimanında olursunuz mesela. Dışarıda açık havada beklersiniz.

Bu süreci planlarken sadece temel eğitim ücretini değil, yukarıda belirttiğim tüm ek maliyetleri ve psikolojik zorlanmayı da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Havacılık sektörü büyük oranda Euro bazında ilerliyor; bu nedenle döviz kuru da bütçeniz üzerinde önemli bir etken olacaktır.

Son olarak, şunu da bilmenizi isterim: Porsche ile gelen, işin ciddiyetine varmamış, tanıdıkları sayesinde hızla mezun olup işe yerleşen kişilerle de aynı filoda olabilirsiniz. Bu durum sizi demoralize edebilir.

Amacım moralinizi bozmak değil; ama bu süreci yatırım gibi görüyorsanız, gerçekleri bilerek adım atmanız gerektiğine inanıyorum. Umarım bu paylaşımlar, karar sürecinizde size sağlıklı bir perspektif kazandırır.
 
O yüzden havayollarının self-sponsored eğitimlerini örnek verdim. Eğitim sonunda sen bu parayı veriyorsun ama bak burada işin %100 hazır. Örnek vermem gerekirse geçen günlerde flydubai'nin ilk ab-initio training sunumuna katıldım 700 bin dirhem istiyorlardı. Eğitimin sonunda açık uçlu kontrat imzalatıyorlar direkt işe başlıyorsun. Maaşlar da paylaşılmıştı. Belirtilen maaşlar ile tahmini 1.5 senede ödediğin miktarı geri kazanıyorsun döviz olarak. Sonrasında tamamıyla serbestsin istersen kontratı devam ettir istersen farklı havayollarına geç istersen kargocu ol. En temiz ve sorunsuz yol bu yol gibi gözüküyor.
Kesinlikle katılıyorum size self-sponsored eğitimler konusunda, gerçekten çok mantıklı fakat ek olarak şahsi düşüncem Arap kökenli hava yolu firmaları ile açık uçlu kontratlara güvenilmemesi yönünde. Bununla ilgili de bir çok tecrübem var, aktarırım yeri gelince.
 
Eğitim süreciyle ilgili bazı gerçekleri paylaşmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki bu yolculuk kolay değil. Eğitim gerçekten çok yoğun ve stresli geçiyor. Cem Yılmaz’ın bir esprisi vardır ya: “Askerde dayak falan yok, ben hiç görmedim. Çok hızlı cereyan etti o yüzden.” Aynı o misal; Özellikle yaşı ilerlemiş, eski nesil askeri kökenli eğitmenlerle uçmak ciddi bir sabır ve psikolojik direnç gerektiriyor. Sadece bir okulun değil, birçok kurumun ortak noktası bu. Eğitimi nereden alırsanız alın, eğitmen profili genellikle değişmiyor. Bu süreçte size destek olacak birkaç idealist hocaya denk gelmek ise tamamen şans meselesi.

Maddi koşullar da ne yazık ki belirleyici bir faktör. Türkiye'deki havacılık sektörü, zaman zaman Nasreddin Hoca’nın "ye kürküm ye" hikâyesini hatırlatıyor. Kılık kıyafetten sosyal çevreye kadar birçok şey, sizi nasıl algıladıklarını etkileyebiliyor. Arkanız sağlam mı mevzusu.

Unutmayın ki sadece ATPL ücretini yatırmakla süreç bitmiyor. Uçuşlardan herhangi birinde başarısız olursanız, "eğitim tekrarı" adı altında her ekstra uçuş için minimum 400 Euro civarında ödeme yapmanız gerekebilir. Eğitmenlerin mükemmeliyetçi ve sert yaklaşımı göz önüne alındığında, zaman zaman kalınan uçuşlar, tekrar edilen sınavlar veya ek eğitim ihtiyaçları neredeyse kaçınılmaz.

ATPL teorik eğitiminde sınav sistemi oldukça farklı. 14 dersin her biri için farklı sayıda sınav hakkınız bulunuyor ve her deneme için SHGM’ye ayrıca ücret ödüyorsunuz. Bununla da sınırlı değil; her yıl sağlık lisansı ücreti, uçuş lisans yenileme masrafları, checkride ücretleri gibi birçok ek harcama sizi bekliyor. Örneğin CPL check sürecinde sınav harcının yanı sıra sizi değerlendiren eğitmene ayrıca ücret ödemeniz gerekiyor.

Bazı okullarda, örneğin Hezarfen’de eğitim alırsanız, günlük ulaşım, benzin, yemek ve bazen iptal olan uçuşlar nedeniyle tüm günü orada geçirmeniz gerekebilir. Yemekhanesi öğrencilerine ücretsiz değil ve pahalı da. Ayrıca ATPL eğitimi boyunca çalışmanıza sıcak bakılmıyor, bu da gelir elde etmeyi kısıtlayan bir diğer etken. İstanbul'da hazerfende uçmazsanız çorlu havalimanında uçacaksınız demek, ulaşım masrafını siz düşünün.
Sabah 5-6 arası 1 adet servis kalkar, öğlendeki uçuşunuz için saatlerce havalimanının soğuğunda dikilirsiniz. Görevlilerden önce hazerfen havalimanında olursunuz mesela. Dışarıda açık havada beklersiniz.

Bu süreci planlarken sadece temel eğitim ücretini değil, yukarıda belirttiğim tüm ek maliyetleri ve psikolojik zorlanmayı da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Havacılık sektörü büyük oranda Euro bazında ilerliyor; bu nedenle döviz kuru da bütçeniz üzerinde önemli bir etken olacaktır.

Son olarak, şunu da bilmenizi isterim: Porsche ile gelen, işin ciddiyetine varmamış, tanıdıkları sayesinde hızla mezun olup işe yerleşen kişilerle de aynı filoda olabilirsiniz. Bu durum sizi demoralize edebilir.

Amacım moralinizi bozmak değil; ama bu süreci yatırım gibi görüyorsanız, gerçekleri bilerek adım atmanız gerektiğine inanıyorum. Umarım bu paylaşımlar, karar sürecinizde size sağlıklı bir perspektif kazandırır.
Teşekkürler bu bilgiler bulunmaz kolay kolay
 
  • Like
Tepkiler: Üye silindi 10670
Eğitim süreciyle ilgili bazı gerçekleri paylaşmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki bu yolculuk kolay değil. Eğitim gerçekten çok yoğun ve stresli geçiyor. Cem Yılmaz’ın bir esprisi vardır ya: “Askerde dayak falan yok, ben hiç görmedim. Çok hızlı cereyan etti o yüzden.” Aynı o misal; Özellikle yaşı ilerlemiş, eski nesil askeri kökenli eğitmenlerle uçmak ciddi bir sabır ve psikolojik direnç gerektiriyor. Sadece bir okulun değil, birçok kurumun ortak noktası bu. Eğitimi nereden alırsanız alın, eğitmen profili genellikle değişmiyor. Bu süreçte size destek olacak birkaç idealist hocaya denk gelmek ise tamamen şans meselesi.

Maddi koşullar da ne yazık ki belirleyici bir faktör. Türkiye'deki havacılık sektörü, zaman zaman Nasreddin Hoca’nın "ye kürküm ye" hikâyesini hatırlatıyor. Kılık kıyafetten sosyal çevreye kadar birçok şey, sizi nasıl algıladıklarını etkileyebiliyor. Arkanız sağlam mı mevzusu.

Unutmayın ki sadece ATPL ücretini yatırmakla süreç bitmiyor. Uçuşlardan herhangi birinde başarısız olursanız, "eğitim tekrarı" adı altında her ekstra uçuş için minimum 400 Euro civarında ödeme yapmanız gerekebilir. Eğitmenlerin mükemmeliyetçi ve sert yaklaşımı göz önüne alındığında, zaman zaman kalınan uçuşlar, tekrar edilen sınavlar veya ek eğitim ihtiyaçları neredeyse kaçınılmaz.

ATPL teorik eğitiminde sınav sistemi oldukça farklı. 14 dersin her biri için farklı sayıda sınav hakkınız bulunuyor ve her deneme için SHGM’ye ayrıca ücret ödüyorsunuz. Bununla da sınırlı değil; her yıl sağlık lisansı ücreti, uçuş lisans yenileme masrafları, checkride ücretleri gibi birçok ek harcama sizi bekliyor. Örneğin CPL check sürecinde sınav harcının yanı sıra sizi değerlendiren eğitmene ayrıca ücret ödemeniz gerekiyor.

Bazı okullarda, örneğin Hezarfen’de eğitim alırsanız, günlük ulaşım, benzin, yemek ve bazen iptal olan uçuşlar nedeniyle tüm günü orada geçirmeniz gerekebilir. Yemekhanesi öğrencilerine ücretsiz değil ve pahalı da. Ayrıca ATPL eğitimi boyunca çalışmanıza sıcak bakılmıyor, bu da gelir elde etmeyi kısıtlayan bir diğer etken. İstanbul'da hazerfende uçmazsanız çorlu havalimanında uçacaksınız demek, ulaşım masrafını siz düşünün.
Sabah 5-6 arası 1 adet servis kalkar, öğlendeki uçuşunuz için saatlerce havalimanının soğuğunda dikilirsiniz. Görevlilerden önce hazerfen havalimanında olursunuz mesela. Dışarıda açık havada beklersiniz.

Bu süreci planlarken sadece temel eğitim ücretini değil, yukarıda belirttiğim tüm ek maliyetleri ve psikolojik zorlanmayı da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Havacılık sektörü büyük oranda Euro bazında ilerliyor; bu nedenle döviz kuru da bütçeniz üzerinde önemli bir etken olacaktır.

Son olarak, şunu da bilmenizi isterim: Porsche ile gelen, işin ciddiyetine varmamış, tanıdıkları sayesinde hızla mezun olup işe yerleşen kişilerle de aynı filoda olabilirsiniz. Bu durum sizi demoralize edebilir.

Amacım moralinizi bozmak değil; ama bu süreci yatırım gibi görüyorsanız, gerçekleri bilerek adım atmanız gerektiğine inanıyorum. Umarım bu paylaşımlar, karar sürecinizde size sağlıklı bir perspektif kazandırır.
Çok teşekkür ederim bu "içerden" bilgiler için. Anladığım kadarıyla uçuş okulu ücretini karşılayacak maddi durumumuz olsa bile tercihimiz Avrupa ya da ABD'de bir uçuş okuluna gitmek olmalı en azından daha liyakatli eğitim açısından. Söylediklerinizden kendi adıma bu çıkarımı yaptım.
 
  • Like
Tepkiler: Üye silindi 10670

Konuyu görüntüleyenler

×

Bizimle Bağlantıda Kal 👋

Havacılık şirketlerinin değerlendirme süreçlerine hazırlanmak veya Genel İngilizce bilgini geliştirmek istersen aşağıdaki bağlantıdan Premium Üyelik sayfamızı ziyaret edebilirsin.

⭐ Premium Instagram LinkedIn
Değerli Üyelerimiz,
Havacılık şirketlerinin kurumsal iletişim adresleri (web siteleri, telefon numaraları, mail adresleri vs.) hariç olmak üzere, üyelerimizi dış platformlara yönlendirme davranışı kesinlikle yasaktır. Anlayışınız için teşekkür eder, iyi forumlar dileriz.