İlk olarak bir giriş alanında bekletildik. Ardından 7-8 kişilik bir grupla boy-kilo ölçümü için ayrı bir odaya alındık.
- Boy: 172.7 cm
- Kilo: 77.7 kg
Ölçüm süreci hızlı ilerledi. Adaylar arasında gram bazlı eleme yapıldığına dair söylentiler vardı; ancak 500-600 gramlık farkların tolere edilebildiği ifade edildi.
Boy-kilo aşamasından sonra İngilizce mülakat için beklemeye alındık. İlk sırada ben girdim.
Mülakat sırasında:
- Kendimi İngilizce olarak tanıttım.
- Ardından İstanbul’un tarihçesi gibi detaylı ve genel kültür ağırlıklı sorular yöneltildi.
- Ayrıca biri 8-5 çalışan, diğeri vardiyalı çalışan iki kişi üzerinden zorluk analizi yapmam istendi.
Soruların, havacılık İngilizcesi veya operasyonel deneyim ölçümünden ziyade genel bilgi ve analitik yorum ağırlıklı olması dikkat çekiciydi.
Mülakat ortamının profesyonel algısı benim açımdan yeterli değildi. Süreçte daha yapılandırılmış, pozisyonla daha ilişkili ve adayın sektörel İngilizcesini ölçmeye yönelik bir yaklaşım beklerdim.
7 yıllık havalimanı operasyon geçmişine (saha, CIP lounge ve operasyon süreçleri) sahip biri olarak havalimanı terminolojisine ve iş İngilizcesine hakimim.
Bir adayın İngilizce yeterliliğini ölçmek için:
- Pozisyona yönelik senaryolar,
- Yolcu iletişimi örnekleri,
- Problem çözme durumları
gibi daha mesleki temelli soruların daha sağlıklı olacağını düşünüyorum.
İngilizce mülakat için sadece havacılık terimleri değil;
- Genel kültür,
- Analitik düşünme,
- Karşılaştırmalı yorum yapma
gibi konulara da hazırlıklı olunması faydalı olacaktır.
İngilizce mülakat aşamasında elendim.
Demek ki bu kapı bana göre değilmiş. Olmuyorsa zorlamanın da bir anlamı yok.
Her süreç bir deneyim, her deneyim bir hazırlık.
Çok daha güzel firmalar ve çok daha doğru fırsatlar bizleri bekliyor.
Yol uzun, motivasyon tam.
Oyla
0
