2007’nin soğuk bir kasım gecesi… İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Isparta’ya gidecek Atlasjet 4203 seferi için her şey sıradandı. Yolcular koltuklarına yerleşmiş, kısa bir iç hat uçuşunun rutin sessizliği hâkimdi. Uçağın tipi McDonnell Douglas MD-83’tü ve World Focus Airlines’tan kiralanmıştı. Saat gece yarısını biraz geçe, 00.51’de İstanbul’dan havalandılar. Uçakta 50 yolcu ve 7 kişilik mürettebat vardı.
Kaza yeri planlanan yaklaşma rotasının dışındaydı. Hava durumu kötü değildi, iletişimde kopma yoktu. Tüm bu sıradışılık, kazayı daha da gizemli kıldı.
Bu trajedi, havacılıkta güvenlik zincirinin her halkasının ne kadar önemli olduğunu; şeffaf soruşturmaların, net raporlamaların ve sürekli eğitimlerin hayat kurtardığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sizin Düşünceleriniz
Bu kaza ile ilgili düşünceleriniz varsa yorum yapabilir, tartışma fırsatı bulabilirsiniz. Ayrıca işlememizi istediğiniz başka uçak kazaları veya havacılık ile ilgili bir içerik varsa bizimle paylaşmayı unutmayın.
Yolculuğun Başlangıcı
İlk dakikalar tamamen olağandı. Kaptan pilot ve ekibi Isparta’ya yaklaşırken kuleyle sorunsuzca konuşuyordu. Saat 01.36 civarında “Yaklaşmadayız” mesajı verildi. Bu, kuleyle yapılan son temas olacaktı. Ne bir arıza raporu vardı ne de acil bir uyarı…Türbetepe’de Son Bulan Gece
Dakikalar sonra uçak, Isparta’nın Keçiborlu ilçesindeki Türbetepe mevkisine çarptı. Süleyman Demirel Havalimanı’na sadece 12 kilometre mesafedeydi. Enkaz 5.000 metrekarelik alana yayılmıştı ve ne yazık ki 57 kişinin tamamı hayatını kaybetti.Kaza yeri planlanan yaklaşma rotasının dışındaydı. Hava durumu kötü değildi, iletişimde kopma yoktu. Tüm bu sıradışılık, kazayı daha da gizemli kıldı.
Soru İşaretleri ve Uzun Soruşturma
Resmî rapor, kazayı “pilot hatası” olarak sınıflandırdı. Yani kontrollü uçuş sırasında yere çarpma (CFIT). Ancak kamuoyunda birçok soru kaldı:- Kara kutu kayıtları yeterince incelendi mi?
- Uçak neden rota dışına çıktı?
- Uçuş ekibi gerekli desteği almış mıydı?
Unutulmayan Ders
Atlasjet 4203 kazası, “sorunsuz” bir uçuşun bile nasıl felakete dönüşebileceğini acı bir şekilde gözler önüne serdi. Ne teknik bir arıza ne de kötü hava… Sadece insan faktörü, küçük bir sapma ve telafisi olmayan bir gece.Bu trajedi, havacılıkta güvenlik zincirinin her halkasının ne kadar önemli olduğunu; şeffaf soruşturmaların, net raporlamaların ve sürekli eğitimlerin hayat kurtardığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sizin Düşünceleriniz
Bu kaza ile ilgili düşünceleriniz varsa yorum yapabilir, tartışma fırsatı bulabilirsiniz. Ayrıca işlememizi istediğiniz başka uçak kazaları veya havacılık ile ilgili bir içerik varsa bizimle paylaşmayı unutmayın.